Malezya Part II/ Kuala Lumpur
11/08/2017
Malezya Part IV/Langkawi Part II
18/08/2017

Bu yazı başlangıcında Malezya hakkında genel bir bilgi vereceğimi söylemiştim. O zaman sözümüzü tutalım. Malezya…

Zaten başkentini daha önce sizinle paylaşmıştım, Kuala Lumpur. 32 milyona yaklaşan bir nüfusla 13 eyaletten oluşan bu federe ülke “Seçmece Krallık” ile yönetiliyor. Para birimi “Ringgit”, 1.2 Türk Lirası’na denk geliyor. Resmi dili Malayca. Devletin resmi dini İslam olmasına rağmen çeşitli dine mensup insanların yarı yarıya olması bu ülkedeki hoşgörü sınırını üst düzeylere taşıyor. Belki bana öyle gelmiştir. +60 telefon kodunu sahiplenmiş bu ülkenin iklimi hakkında olumlu bir yorum yapamayacağım. Oturduğunuz yerden terliyorsunuz.

Uzatmadan Kuala Lumpur ile devam edelim. Zeynel Abidin Caami’nden de bahsetmiştik. Camiilerden Hindu tapınaklarına geçelim.

  • Batu Caves

Metrelerce uzaktan sizi karşılayan kocaman altın sarısı heykelle simgeleşen bu tapınağın bir kısmı yer seviyesinde iken diğer kısmı ise mağaranın içine inşa edilmiş. Mağaraya tırmanmak için yüzlerce basamaklık merdiven sizleri bekliyor. Etrafta cirit atan maymunlar da cabası. Merak etmeyin kimseye zararları yok. Yine de tedbiri elden bırakmamak lazım. Tütsü kokusundan rahatsız oluyorsanız başınız biraz ağrıyabilir, onun dışında bir eleştiri yapamayacağım.

  • Thean Hou Temple

Ülkede din çeşitliliği fazla olduğu için envai çeşit tapınak var. Hangi dinin tapınağı derseniz; Taoizm. Avlusunda (veya bahçesinde) Çin takviminde de olan hayvanların heykelleri var. Binadan bahsedecek olursak 1. katı toplantı salonu mahiyetinde kullanılıyor. Bunu da toplantı ortasında çat diye girmem gibi ilginç bir tecrübe sayesinde öğrendim. Şükür ki çok fazla dikkat çekmedim. Neyse efendim, üst katında tapınak ve çeşit çeşit putlar. En fazla sergilenen simge ise “Ejderha”. Sebebi ise Ejderhaların cennetten geldiğine veya orada bulunduklarına inandıkları içinmiş. Üst kattaki avlusunun inanılmaz bir manzarası var. Gelin görün ki gökdelenler bu manzarayı bozanlar arasında ilk sıradalar. Mabedin en alt katında hediyelik eşya dükkanları var. Eğer değişik tat tatmaya da meraklıysanız, dükkanlar sizleri bekliyor olacaktır. İhtişam kelimesinin mimariye aktarımı.

  • Royal Malaysian Police Museum

Gezilecek yerleri belli bir sıra yazmadığım için kusura bakmayın. Burası National Museum’a yürüme mesafesinde. Girişler ücretsiz, zaten küçük bir yer. İçerde fotoğraf çekimi yasak. Silah koleksyionlarından polisler arası yarışmaların kupalarına kadar birçok eşya mevcut. Fazlaca zamanınız varsa bir uğrayın derim. Olmazsa olmazlar arasında değil.

  • China Town

Pazar kurulu bir cadde düşünün. Biraz kokulu. Etrafta farelerin gezmesi nedense sempatik geldi bana. Biraz da baş ağrıtıcı diyebiliriz. En azından bir yürüyün derim.

  • Merdeka Square

Gelelim en beğendiğim yerlerden birisine. Şimdiii, burası ülkenin genel mimarisine tamamen zıt bir yer. “Ben Avrupa Mimarisiyim.” diye bağırıyor adeta. Avrupa mimarisini sevmem buranın gözüme daha da güzel gözükmesine sebep olmuş olabilir. Pisa Meydanı’na aşırı benzese de burası İngilizler tarafından hükümet binası olarak yapılmış. Eski çizim ve fotoğraflarına bakınca hiç değişmediğini göreceksiniz. Takdire şâyan. Mutlaka gelmeniz gereken bir yer diye de ekleyeyim. Etrafındaki Şehir Galerisine de uğramadan geçmeyin.(City Gallery)

  • Petronas Twin Towers

Finali büyük yapalım. Şehrin simgesi haline gelen bu ikiz kuleler 450 metreyi aşan uzunluklarıyla en uzun ikiz kuleler olma rekoruna sahipler. 2004’te yapımı tamamlanan kulelerin altında Suria KLCC alışveriş merkezi bulunuyor. Alışveriş merkezi demişken KL’deki teknoloji marketi Low Yat’tır. Belirtmeden geçmeyeyim, Yazıcıoğlu Pasajında gibi hissettim kendimi oradayken. Geri dönelim kulelere. Gece manzarası ayrı bir ihtişamlı. İmkanınız olursa çıkın derim.

Kuala Lumpur’u tamamlamış olduk. Bu yazıyı yazarken fark ettim ki Langkawi daha bitmemiş. Onun da ikinci bölümünü yakın bir zamanda yazmış olacağım. O zamana kadar sağlıcakla kalınız.

Emirhan ÜNAL
Emirhan ÜNAL
Şimdilik öğrenci